NTV’nin “Yeşil Ekran”ında sunuculuğunu Melisa Sözen’in yapacağı yepyeni bir program başlıyor... Türkiye’de çevreye dost yaşamak mümkün mü? Teoride bildiklerimizi pratiğe nasıl geçirebiliriz? Melisa Sözen Cuma akşamları saat 20:30’da yayınlanacak “Dünyayı Kurtaran Kadın” programında zorluklardan, imkansızlıklar yılmıyor bu sorulara birebir uygulamalarla cevap arıyor; Türkiye şartlarında dünyayı kurtarmanın yollarını araştırıyor... Kozmetikler Ne Kadar Zararlı? Programın her bölümünde konukları ile beraber “Esprili bir biçimde” dünyayı kurtarmak için bir adım atacak olan Melisa Sözen ilk bölümde, akla hemen gelmeyen bir konuyu araştırıyor. “Kozmetikler kullanıcılara ve çevreye ne kadar zararlı?” Organik ürün dendiğinde herkesin aklına sebze ve meyve gelsede, organik ruj, organik saç boyası ya da organik rimel sektörü de bugün dünya pazarında önemli bir yere ulaşmış durumda. Kullanana ve çevreye zarar vermeyen kozmetik ürünler nasıl üretiliyor? Bu ürünler Türkiye’de rahatça bulunabiliyor mu; fiyatları çok mu yüksek? Bu bölümde Melisa Sözen önce kuaföre gidip saçlarını organik boyayla boyatıyor, sonra organik, doğal kozmetik ürünler satan dükkanları geziyor, bilgi alıyor, izleyenler ile paylaşıyor...
Selim Reşat, Orhan, Mehmet ve Harun’un bulunduğu salonda patlayan silah, içlerinden birini öldürürken, diğerlerini de başa çıkması zor bir acı ve derin bir hesaplaşmaya itecektir. Köşkten bir cenaze çıkarken diğer tarafta Ali, Nisan ve Murat okuldaki gösterinin heyecanı içindedir. Olanlardan habersiz, sahneye çıkacağı anı iple çeken Murat’ı okulda kötü bir sürpriz beklemektedir. Fakat oğlunun üzülmesine dayanamayan Ali, kendisini bile şaşırtacak bir hareket yapar. Bu arada Numan, kaybedince değerini anladığı Leyla’yı yeniden kazanmak için uğraşmaktadır. Duvarlarını yıkarak büyük bir adım atar ama Leyla’ya kendini affettirebilecek midir? Mahkeme günü gelip çatar. Murat’ın gerçek babasının Ali olduğunu kanıtlayan DNA raporu okunduğunda, artık Orhan’ın yapacak bir şeyi kalmamıştır. İçini dökmekten başka. Ve söyledikleri, davanın seyrini değiştirmekle kalmayacak, Ali’yi de nihai bir karar almaya sürükleyecektir. Nisan’ın gücü, onu bu kararından döndürmeye yetecek midir?
Mahkemede DNA raporu açıklandıktan sonra bir dolap döndüğünü anlayan Ali kendini tutamaz ve Orhan'a saldırır. Oysa Orhan da en az onun kadar şaşkındır. Gelişmelerden çabucak haberdar olan Harun da şaşıracak ve bu işin peşine düşecektir. Davayı kaybetme ihtimali Ali'yi deli etmektedir. İlk şoku atlattıktan sonra duruma hemen müdahale eder. Tehditle de olsa istediğini almaya kararlıdır. Ve ihtiyacı olan şey, kapısına kadar gelecektir. Bu arada Nisan, kontrolü dışında gelişen bir olay nedeniyle köşke gitmek zorunda kalır. Tabii bu durum Ali'nin hiç de hoşuna gitmeyecektir. Öte yandan Harun, gitgide Serra'ya tutulduğunu artık gizleyemez. Ne kadar örtmeye çalışsa da yüreği hâlâ Orhan için kanayan Serra ise onun duygularına karşılık verecek değildir. Ama bunun ne gibi felaketlere yol açacağını tahmin bile edemez. Mehmet'in araştırmalarıyla Harun'un oyunları yavaş yavaş ortaya çıkar. Ama artık çok geçtir. Orhan ve Mehmet tehlikenin farkına vardıkları sırada Harun amacına ulaşmak üzeredir.
Ali, babasıyla oğlu arasında bir seçim yapmak zorundadır. Ya davadan vazgeçip babasını kurtaracak ya da hayatı boyunca oğlunun üvey babası olmaya razı gelecektir. Yıllardır babalarından umudu kesen Güneş de büyük bir ikilemin içindedir ve davayı kaybettiklerini düşünmektedir. Ama Ali'nin aklında üçüncü bir yol vardır.
Selim Reşat, hamlesinden memnun bir şekilde Ali'nin kararını beklerken, babasının yaptığı kötülüklere tanık olan Orhan ise dehşete kapılmıştır.
Ve mahkeme günü gelip çatar. Orhan, babasının korkunç planlarını onaylamasa da Murat'ı, Ali'ye bırakmamaya kararlıdır ve elindeki tüm kozları kullanmaktan çekinmez. Ancak davada karşı kutuplarda yer alan Ali'yle Nisan'ın gönül birliği hakimi de etkiler.
Bu arada köşkü içinden yıkmak için elinden geleni ardına koymayan Harun, Serra ile de giderek yakınlaşmaktadır. Ama bu yakınlık gözden kaçmayacak ve şüpheleri üzerine çekmesine yol açacaktır.
Her şeyin yolunda gittiğini düşündükleri sırada Ali ve Nisan'ı şoke eden bir gelişme olur.
Kurşunlardan tesadüf eseri kurtulan Mehmet ve Güneş şoke olmuştur. Bunu kimin yaptığını anlamaları uzun sürmeyecektir. Ve ne yazık ki tehlike geçmiş değildir.
Orhan çok geçmeden hapisten çıkar. Bunu sağlayanın, en büyük düşmanının kardeşi olduğunu öğrenince kendini tuhaf hisseder. Köşke döndüğünde yeni bir şey daha öğrenecektir. Ama onu bekleyen daha büyük sorunlar vardır. Gizli düşmanının planları, giderek zor duruma düşürecektir.
Ali’yle Nisan evliliklerini ne kadar gizlemeye çalışsalar da aralarındaki yakınlık, Murat’ın gözünden kaçmaz ve çocukça kıskançlıklar yapmaya başlar. Bu, Nisan’ı da Ali’yi de zor durumda bırakacaktır.
Bu arada Numan’ın ne zamandır beklediği sevinçli haber nihayet gelir. Fakat kendini bu coşkuya kaptırmışken elinden kaçıracaklarının farkında değildir.
Ali’yle ilgili araştırmalarını sürdüren Selim Reşat, aklından bile geçmeyecek çok önemli bir bilgiye ulaşır. Kafasındaki aile kavramını korumak adına nasıl kötülükler yapabileceğini gösterme fırsatı doğmuştur.
TMC'nin yapımcılığını üstlendiği, Gaye Boralıoğlu, Neşe Şen, Şerif Erol, Gülden Çakır ve Emine Algan'ın senaryo yazarlığını üstlendiği "Bıçak Sırtı"nın yönetmeni, daha önce reklam yönetmenliği yapmış olan ve "Anlat İstanbul" filminin yönetmenlerinden Selim Demirdelen. Dizi, 10 Eylül'den itibaren her pazartesi saat 21.45'te Kanal D'de yayınlanacak.
Bıçak Sırtı ;“Son Osmanlılar”ın yani Cumhuriyet’in ilanı ile Türkiye dışına çıkartılan Osmanoğlu Ailesi’nin trajik öyküsünü anlatıyor. Yani imparatorluktan ulus devlete geçiş sürecini konu alıyor. Bıçak Sırtı’yla, 600 yıllık bir imparatorluğun son sahiplerinin kitaplara ve belgesellere konu olan hayatları, bir dizi halinde ekrana geliyor. Dizinin arkasında Aliye, Beyaz Gelincik, Hırsız Polis ve Binbir Gece gibi önemli yapımlara imzasını atan TMC gibi bir ajansın olması da Bıçak Sırtı’nın elini iyice güçlendiriyor.
Dizinin oyuncu kadrosunda, genç kuşağın en yetenekli isimlerinden Mehmet Günsür, Fikret Kuşkan, Nejat İşler, Melisa Sözen, Vildan Atesever ve usta oyuncu Erkan Can yer alıyor. Hem tarih meraklıları, hem de bu oyuncu kadrosunun hayranları, yönetmenliğini Selim Demirdelen’in yaptığı Bıçak Sırtı’nın başlaması için gün sayıyor.
İŞTE BIÇAK SIRTI’NIN HİKAYESİ
Osmanlı soyundan gelen bir aile. Sürgünden sonra Fransa’da doğan baba Selim Reşat, 1974’te hanedan üyelerine af çıkınca Türkiye’ye dönmüş ve İstanbul’a yerleşmiştir. Kendisi gibi kökenlerine bağlı yetişen büyük oğlu Orhan (Fikret Kuşkan), hanedanın başka bir kolundan olan Nisan (Melisa Sözen) ile evlidir. Küçük oğlu Mehmet (Mehmet Günsür) ise asalet kavramına önem vermeyen, dik başlı bir gençtir.
Selim Reşat, aile mirasını devralmak için kendisine bir torun verilmesi şartını koşar. Soylarının devamını sağlayacak bir “şehzade”nin dünyaya gelmesi onun için her şeyden önemlidir. Ne var ki Orhan kısırdır. Ancak bu gerçeği herkesten gizler. Karısına bile kısır olanın kendisi değil, o olduğunu söyler. Ve bir gün beklediği fırsat karşısına çıkar. Bir doktor arkadaşının yardımıyla, ölmek üzere hastaneye getirilen hamile bir kadının bebeğini alır.
Kadın cinayete kurban gitmiştir. Kocası Ali (Nejat İşler) cinayetle suçlanmış ve müebbet hapse mahkum edilmiştir. Orhan böylece yeni doğmuş bir bebeğe sahip olur. Üstelik bebek üzerinde hak iddia edecek kimse de yoktur. Bebeğin gerçek babası Ali, işlemediği bir suçtan dolayı on yıldır hapis yatmaktadır. Dizinin hikayesi, sırf bu davayı çözmek için avukat olan Ali’nin kız kardeşi Güneş’in (Vildan Atasever) abisini hapisten çıkarmasıyla başlar. Hem karısının hem kendi çocuğunun katili olarak yargılanan Ali, bebeğin ölmediğini ve Osmanlı soyundan gelen bir ailenin oğlu olarak yaşadığını öğrenir. Orhan birden karşısına çıkıp aile hayatını ve inandığı her şeyi tehdit eden ve en önemlisi de oğlunu elinden almak isteyen bu adamdan kurtulmaya, Ali ise bir yandan gerçek katilin peşine düşerken diğer yandan oğluna yaklaşmaya çalışacaktır. Bu arada Orhan’la, Nisan’ın evlilikleri çatırdamaktadır. Nisan, gerçek kimliğini bilmediği Ali’ye yavaş yavaş garip bir tutkuyla bağlanır.
Bıçak Sırtı, Son Osmanlıların sürgün acılarının günümüzdeki izlerine bakacak, soyluluğun ve sıradanlığın ne kadar kırılgan kavramlar olduğunu tartışacak. Ve gerçek babalığın ne demek olduğu sorusuna, Orhan ve Ali gibi iki zıt karakter üzerinden cevap bulmaya çalışacak.
günümüzün en yetenekli genç oyuncularından Melisa Sözen için oluşturduğumuz hayran sitesini hayata geçiriyoruz. Siteye üye olarak siz de siteye haber, resim röportaj ekleyebilir, forum sayfasında diğer üyelerle bilgi alışverişinde bulunabilirsiniz.